TürkistanTürkleri:Türkistan'da Siyasal Durum Ve Kazaklar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

TürkistanTürkleri:Türkistan'da Siyasal Durum Ve Kazaklar

Mesaj tarafından Sultan'ül Azam Bir Perş. Ekim 04, 2007 7:48 pm

15. Yüzyılda kurulan Kazak Hanlığı’nın siyasi geçmişine baktığımızda büyük hanların idaresinde onların zaman zaman önemli başarılar elde edilmiş olduğunu görüyoruz. Kazaklar düşmanlarına karşı önemli ölçüde mücadele etmelerine rağmen devletlerinin bağımsızlığını sürdürememişlerdir. Bunun sebebi Kazaklar arasında birliğin sağlanamamasıdır. Kazaklar ordalara ayrılmışlardır. Kazaklar’ın başlarına geçen kudretli liderler de bütün çabalarına rağmen bu ayrılıkları ortadan kaldıramamışlardır. Kazak yurdu 18. Yüzyılın ilk yarısına kadar Kazaklar tarafından korundu ve Kazaklar bağımsız bir biçimde varlıklarını korudular. Rusya’nın bölgeye olan ilgisi ve aktif harekatı da 18. Yüzyılda başladı. 17. yüzyılda Rusya iç problemleri dolayısıyla Türk illerine karşı önemli bir faaliyete girişemedi. Rusların Asya harekâtı, 18. yüzyılın başında yeniden başladı.
Bu faaliyet planlı bir çerçeve içinde sürdürüldü ve Türkistan toprakları ile Kafkasya’daki bölgeler uzun ve ısrarlı bir mücadelenin sonucunda Rusya’nın eline geçti. Bu işlem bir anda değil bir planın sonucunda kısım kısım gerçekleştirildi. Bunun gerçekleştirilmesinde I. Petro zamanında Türkistan’a gönderilen askeri keşif heyetleri önemli rol oynadı. Astrahan Valisi Türkmen tüccar Hoca Nefes’in verdiği bilgiye dayanarak Ceyhun’un aşağı mecrası ile Yarkent civarında altın madeni bulunduğu iddiaları Rusların bölgeye olan ilgisini arttırdı. Buhholz’un önderliğinde acele bir biçimde keşif heyeti hazırlandı. Bu keşif kolu 1716’da İrtiş nehrine ulaştı ise de daha ileri gidemedi. Ruslar bu seyahatten kaleler yapılması gerektiği sonucunu çıkardılar. Bu çerçevede General Çerkaskiy kumandasında yeni bir keşif kolu Hive’ye gönderildi ise de bu askeri amaçlı heyetin ve askerlerin niyetlerini anlayan Hive Hanı Şir Gazi Han’ın aldığı tedbirler sonucu bu heyetin tamamı ortadan kaldırıldı.
Bu faaliyet planlı bir çerçeve içinde sürdürüldü ve Türkistan toprakları ile Kafkasya’daki bölgeler uzun ve ısrarlı bir mücadelenin sonucunda Rusya’nın eline geçti. Bu işlem bir anda değil bir planın sonucunda kısım kısım gerçekleştirildi. Bunun gerçekleştirilmesinde I. Petro zamanında Türkistan’a gönderilen askeri keşif heyetleri önemli rol oynadı. Astrahan Valisi Türkmen tüccar Hoca Nefes’in verdiği bilgiye dayanarak Ceyhun’un aşağı mecrası ile Yarkent civarında altın madeni bulunduğu iddiaları Rusların bölgeye olan ilgisini arttırdı. Buhholz’un önderliğinde acele bir biçimde keşif heyeti hazırlandı. Bu keşif kolu 1716’da İrtiş nehrine ulaştı ise de daha ileri gidemedi. Ruslar bu seyahatten kaleler yapılması gerektiği sonucunu çıkardılar. Bu çerçevede General Çerkaskiy kumandasında yeni bir keşif kolu Hive’ye gönderildi ise de bu askeri amaçlı heyetin ve askerlerin niyetlerini anlayan Hive Hanı Şir Gazi Han’ın aldığı tedbirler sonucu bu heyetin tamamı ortadan kaldırıldı.
1722 yılında I. Petro Kazakların ordalarının Asya’nın anahtarı ve kapısı olduğuna dair görüş beyan etmiş ve onun bu emri de Rus yönetimi için bir vasiyet şekline bürünmüştü. İlk harekete geçilecek bölge olarak da Küçük Orda toprakları görülmekteydi. Küçük Orda Hanı Ebu’l Hayr Han’ın Kalmuklar ve Başkurtlara karşı Rusya’nın himayesini istemesi üzerine Rusya istediği fırsatın ortaya çıktığını görerek, bu isteği hemen kabul etmiş ve bölgenin Rusya işgali altına girmesi ile sonuçlanan süreç de başlamıştı (1732). Ele geçirilen topraklar çok geniş bir alanı kapsıyordu. Kazakistan toprakları Urallara a kadar uzanan Kazak arazisinin ele geçirilmesi Ruslar açısından çok önemliydi.
Kazaklar bu sırada ordalar halinde örgütlenmişlerdi. Büyük Orda, Orta Orda, Küçük Orda ve Bükey Orda (1802 de Rusya tarafından yapay olarak kurdurulan orda) isimlerini taşıyan bu ordalar bir taraftan kendi içlerinde diğer yandan ise dış düşmanları ile devamlı mücadele halindeydiler. Dış düşmanların en zorlusu ise Kalmuklardı. Moğol asıllı olan Kalmuklarla yapılan mücadele sonunda Kazaklar Aktaban Şubrındı denilen olayla karşılaşmışlar, bu olayda çok miktarda Kazak hayatını kaybederken, bir kısım Kazaklar ise bölgelerini terk ederek başka yerlere sığınmak zorunda kalmışlardı.
Bozkırdaki siyasi yapının karışıklığı Ruslar açısından önemli avantajlar sağladı; hem Ruslar, Kazakların yaşadıkları toprakları daha rahat bir şekilde hakimiyetleri altına imkanı elde ettiler, hem de bu karışık ortam onların güneye ve doğuya doğru yayılmalarında kolaylık sağladı. 1731’de Küçük Orda, 1740’da Orta Orda, 1742’de Büyük Orda Rus himayesine girdi, ancak başlangıçta sadece kâğıt üzerinde kalan bu himaye giderek işgal ve hakimiyet şekline dönüşüyor, bozkırın ortasında Rus kaleleri yükseliyordu. Ural, Orenburg ve Yedisu’ya Rus Kozak kolonileri getirilerek en verimli topraklara yerleştiriliyor. Buralarda eskiden beri yaşayan yerli kazakların bir an önce çekip gitmeleri bekleniyordu.
Ordaların Rus denetimi altına girmesinden önce Kazakların en büyük sıkıntıları Cungarlarla mücadeleleri esnasında ortaya çıkmıştır. Cungarların baskıları neticesinde Kazak devleti yıpranmış ve ordalar arası bağlar zayıflamıştır. Cungar istilasının Kazak Devleti’ne verdiği zarar çok büyük olup bu olay Kazakların daha da zayıflaması sonucunu doğurmuştur. Zira Cungar istilası sırasında Kazaklar Rus sınırına fazla yaklaşmışlar, bu durum onların Rus hakimiyetine girmelerine zemin hazırlamıştır.
Ruslar, Orta Asya Türk topraklarını elde etmek için entrikaya dayanan bir politika izlemişlerdir. Türk topluluklarını birbirine karşı kışkırtarak, onların birlik olmalarını engellemek yoluna giden Ruslar, bu çabalarında başarılı olmuşlar, Kazaklar üzerinde de uyguladıkları bu politika çerçevesinde Kazak topraklarında bir çok kaleleri üs olarak inşa ederek, genişlemelerini rahatça sağlayabilecek bir konuma gelmişlerdi. Böylelikle bölgedeki durumlarını kuvvetlendiren Ruslar, Kazakların iç işlerine de karışır vaziyete geldiler. 1734-35 yılları arasında Or ile Ural nehirlerinin birleştiği yerde inşa edilen “Orenburg Kalesi ” Kazaklar açısından çok zararlı olurken, Ruslar bu merkezden yayılma faaliyetlerinde büyük ölçüde yararlandılar.
I9.yy’a gelindiğinde artık yavaş yavaş Kazaklar’ın Rus hakimiyetine girdiğini görüyoruz. Rus topraklarına yakın olması dolayısıyla Rus hakimiyetine giren ilk Kazak ordası Küçük Orda’dır.

Sultan'ül Azam

Mesaj Sayısı : 12
Yaş : 29
Kayıt tarihi : 04/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: TürkistanTürkleri:Türkistan'da Siyasal Durum Ve Kazaklar

Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Ekim 04, 2007 8:57 pm

öncelikle forum sitemize hoşgeldin kardeşim. çok güzel bi konu hazırlamışsın paylaşım için teşekkürler

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 134
Kayıt tarihi : 30/09/07

Kullanıcı profilini gör http://fatihkaratas.4umer.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz