Kazak Ayaklanmaları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Kazak Ayaklanmaları

Mesaj tarafından Sultan'ül Azam Bir C.tesi Ekim 06, 2007 3:32 pm

Kazakistan Komunist Partisi Merkez Komitesi Kazakistan'ın Rusya'ya ilhakının 250. yıldönümünün 1982'de kutlanmasına karar vermiş ve bu tarihte Almatı'da bir toplantı gerçekleştirilmiş ve bu merasim münasebetiyle de Kazakistan'a Lenin nişanı verilmişti.

Sovyet tarihçiliğinin ağır baskısı altında bulunan Kazakistan'ın o günkü tarih atmosferi içinde toplantıda bulunanlar ve bu tarihî olayın çerçevesinde görüş bildirenler şu iddiayı öne sürmüşlerdir: "Kazakistan'ın Rusya'ya ilhakı olayı Kazak halkının kendi isteğiyle gerçekleştirilmiş bir hadise olup. bu olay Kazak halkının medeniyet bakımından gelişmesini sağlayan ilerici bir hareket olarak nitelendirilmelidir."

Aslında meselenin tarihi gelişmesi ve olaylara etki eden faktörler tam anlamıyla incelenmediği için. 1730-1732 yıllan arasında meydana gelen bir takım gelişmeler yanlış değerlendirilmiş ve genellikle 1730 yılında Kazaklar'ın Küçük Cüz hanı Ebu'l Hayr'ın Rusya Çariçesi Anna İvanovna'ya gönderdiği bir mektup ile Cungarlar'a ve Başkurtlar'a karşı ondan himaye talep etmesi olayının Kazak topraklarının Rusya'ya katılması gibi bir sonuç ortaya çıkardığına inanılmış veya olayın bu şekilde sonuçlandığı şeklinde bir kanaatin yaygınlaştırılmasına gayret gösterilmiştir. Bu şekildeki tarihî saptırmalara rağmen Kazak topraklarının Rusya'ya katılması ve Rusya'nın tam manasıyla bir koloni siyaseti uygulamasından bahsetmek için 19. asra kadar gelinmesi gerekmektedir.

Sovyet tarih sistemi içinde 1950 yılından itibaren ortaya konulan bu görüşle de "Rusya'nın idaresine girmekle Kazaklar'ın medeniyet yolunda ilerleme kaydettikleri ve Kazak topraklarının Rusya'ya ilhakı neticesinde, gerici ve arkalarında İngiliz müstemlekecileri duran Hive. Hokand ve Buhara feodal devletleri tarafından Kazak halkının esaret altına alınması tehlikesine de son verildiği" gibi mantık dışı bir iddia da ortaya atılmıştır.

Aslında Kazak Türkleri'nin tarihi ve kültürü ile ilgili olarak yapılan çalışmalar Kazakistan'da uzun bir süre baskı altında tutulmuştur. Kazak Türkleri'nin Sovyet işgali döneminde tarihlerinin tam beş kere yazıldığı bilinmektedir. Bunlardan ilki, bir Kazak ilim adamı olan Profesör Sancar Asfandiyar tarafından kaleme alınmış olup, 1935'te Almatı'da basılan bu eser yüzünden kitabın yazan öldürülmüştür. 1941 ve 1943 yıllarında yazdırılmış olan kitaplar da Sovyet makamlarınca beğenilmemiştir.

Bu çerçevede Sovyet rejiminin Kazak tarih yazıcılarından istediği hususlar şu şekilde sıralanabilir:

a)Kazaklar'ın kendi istekleri ile Rus tabiyetine girdiklerinin belirtilmesi.

b)Rus sömürge siyasetinin Kazaklar'a barış ve medeniyet getirdiği iddiasının savunulması.

c)Rus-Kazak dostluğunun tarihi süreç içinde örnek ve tam bir uyum çerçevesinde devam ettiğinin vurgulanması.

Üçüncü hususla ilgili olarak yapılan araştırmalar sırasında Kazak Türkleri'nin millî ayaklanmaları da en çok tartışılan konulardan biri haline gelmektedir. Rus-Kazak dostluğunun tarihî süreç içinde uyumlu bir şekilde devam ettiği iddiasını çürüten en önemli deliller bu ayaklanmalar ve bu ayaklanmaların boyutları ve karakteri olmuştur.

Sultan'ül Azam

Mesaj Sayısı : 12
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 04/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz