Kazak Ayaklanmaların Tarihî Gelişimi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Kazak Ayaklanmaların Tarihî Gelişimi

Mesaj tarafından Sultan'ül Azam Bir C.tesi Ekim 06, 2007 3:36 pm

Kazak tarihinde görülen ilk büyük çapta isyan hareketi Küçük Cüz'de başlamıştır. 1783-1797 arasında meydana gelen bu isyanın gerçekleştiricisi Sırım Batur'dur. Bu ayaklanma bir lider önderliğinde yapılan ilk ayaklanmadır. Aslında bir liderin önderliği olmaksızın 1736'da Ruslar'ın Ural (Yayık) nehrinin sağında uzanan verimli otlaklara Kozaklar'ı ve Rus göçmenlerini yerleştirmesi sonucu Kazaklar haklarını arama mücadelesi içine girmişler, Ruslarla işbirliği yapan Nurali Han ile Ruslara karşı hücumlarda bulunmuşlardır Plânsız ve önder olmadan yapılan bu isyanın halkın üzerindeki etkisi, onların bağımsızlık yolunda mücadele etmeleri yönünden olumlu olmuştur.

Kazak Turkleri'nin mücadelelerini yönetecek ve ayaklanmayı organize edecek önder vasıflı ilk kişi ise adından bahsettiğimiz Sırım Batur olmuştur. Bu ayaklanma 1783-1797 tarihleri arasında meydana gelen Küçük Orda'daki ayaklanmadır. Sırım, Baybaktı adlı boyun beyi olup. kendisine bu ayaklanmada Can Cori Oraz Bey ve Tılenci gibi boy önderleri ile Küçük Orda hanı Nur Ali'nin kardeşi Ayşuvak da iltihak ettiler. Ayaklananlar daha çok. Rus makamlarını fazlasıyla tutan Nur Ali Han'ı hedef almışlardı.

Rus ve Kozaklar'a karşı 1783'te başarılar kazanan Sırım Batur. kumandan Caganov'u esir etti. Ayaklananlar. Sağız Uil ve Temir ırmakları çevresini işgal ettiler. 1785'te Rus hükümetinin gönderdiği Orenburg valisi İgelström'ün aracılığıyla toplanan Halk Kurultayı'nda Ruslar'ın Kazaklar'ın içişlerine karışmayacakları vaadine rağmen, bu vaad yeterli bulunmamış. Sırım reisliğinde, bir taht şûrası oluşturulmuş ve bir süre için de olsa Ruslar. Küçük Cüz'ün işlerine karışmaktan vazgeçmişlerdir.

Kısa bir süre ferahlık sağlayan bu barış ortamı Ruslar'ın entrikaları sonucu bozulmuş. Nurali'nin yerine Ruslar Eralı'yi getirerek. Sırım Batur'un elindeki yetkileri ortadan kaldırmak istemişlerdir. Sırım Batur buna tepki göstermiş ve ayaklanma teşebbüslerine girişmiş ise de bu dönemde Bozkır'da baş gösteren hayvan hastalıkları ve buna bağlı olarak ortaya çıkan açlık ve kıtlık hadiseleri onun başarısız olmasına sebeb olmuştur (1797). Ancak, Ruslar da Kazaklar karşısında başarı elde edemediler. Yeni bir taht şûrası meydana getirildi. 1797 yılının ağustos ayında bu şûranın ilk toplantısına Sırım Batur bin silahlı adamının eşliğinde katıldı. Halkın iktisadî durumunun bozukluğundan dolayı onların daha fazla sıkıntı çekmemesi için taht şûrasının kararlarını tanımaya razı oldu. 1802 tarihine kadar Bozkır'da kalan Sırım Batur'un bundan sonraki hayatı hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Sırım Batur ayaklanması isyanların başlangıcı olması ve ayaklanma ateşinin Bozkır'da yakılması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Sırım Batur'dan sonra onun yerini alan önderler olarak Sultan Karatay ve Arıngazi'yi görmekteyiz. Kendisi hakkında fazla bilgi sahibi olmadığımız Sultan Karatay'ın 1797-1814 arasında bir ayaklanma gerçekleştirdiğini görmekteyiz. Rus kervanlarına baskınlar düzenlemek ve kendisine karşı gönderilen Rus askerlerini pusuya düşürmek yoluyla mevzii bir ayaklanma gerçekleştirmiştir.

1816'da Şekti, Ardın ve Alçın boylarının hanı ilan edilen Arıngazi çevre Türk hanları ile de iyi münasebetler kurmuş, 1820'de Rusya'nın Buhara'ya karşı gerçekleştirmek istediği sefere de engel olmuştur. Bu hareket onun Ruslar tarafından düşman olarak kabul edilmesine sebep olmuş ve O. çok geçmeden pusuya düşürülerek, tutuklanmış ve daha sonra da sürgün edilmişti.

Arıngazi'nin sürgün edilmesinden sonra Kazaklar 1811'de Ruslar'ın İlek ırmağında bir kale yapma teşebbüsleri üzerine yeniden ayaklanma başlattılar. Ruslar'ın bitip tükenmek bilmeyen entrikaları ile uğraşmak zorunda kalan Kazaklar. bir yandan bunları halletmeye çalınırken, bir yandan da yine Ruslar'ın müdahaleleri ile bozulan ekonomik durum sebebiyle sıkıntı içine kalmaktaydılar. Bu durum irili ufaklı birçok ayaklanmanın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Arıgazi'den sonra gerçekleştirilen ilk isyan Colaman Tılenci'nın isyanıdır. Rus hükümeti bu isyan üzerine Kazaklar'a karşı 1823'te bir kuvvet göndermişti. Fakat Bozkır'ın çetin şartları içinde sonuca varmanın zor olduğunu anlayan Rus hükümeti Kazaklar'ca esir alınan Rusların kendilerine teslimini Colaman Tılenci'den istemiş, fakat Ruslar'ın istekleri Tilenci tarafından reddedilmişti. Tılencı savaşma gerekçesini esirlerin serbest bırakılmasını temin için kendisine elçi olarak gönderilen tüccara şu şekilde açıklamaktaydı. "Ben eşkiya değilim. Rusya ile savaş halindeyim. Zapt edilen topraklar iade edilmediği müddetçe ve Arıngazi Han serbest bırakılmadıkça Rus kalelerine karşı hücumlar sürdürülecektir". Bunun üzerine savaşa devam edilmiş. Rus hükümetinin gönderdiği Kozak birliklerinin kalabalık olmasından dolayı Tılencı başarıya ulaşamamış, teslim olmak zorunda kalmıştır.

Bu çapta yapılan diğer bir direniş hareketi ise Kazak hanlarından Ebu'1-Hayr Han evladından olan Kaybalı Sultan önderliğinde yapılmıştır. Kaybalı Sultan'in Yayık Havzası'ndaki Kazak boylarının da katılmasıyla 1818-1827 arasında sürdürdüğü mücadelesi l829'da Rus generali Boralın tarafından onun esir edilmesiyle sonuçlandırılmıştır. Kaybalı Sultan'ın daha sonra esaretten kurtulup dostluğunu kazandığı Hive hanına sığındığı görülmektedir.

Rusya Küçük Cüz'deki ayaklanmalardan bıktığı için 1801'de Ural-Volga nehirleri arasındaki bölgede yeni bir orda kurulmasını sağlamıştı. Ancak bu ordanın topraklarının azlığı, otlakların hakkaniyet ölçüsü içinde kullanılmaması sebebiyle anlaşmazlıklar çıkmış, bunun üzerine özellikle ordanın hanı Cihangir'in zamanında karışıklıklar bir isyan şekline dönüşmüştü. Başta İsatay Taymanoğlu ve Muhambet Utemişoğlu'nun önderliğinde ayaklanan Kazaklar, Han taraftarı olanlardan başlayarak geniş bir biçimde mücadeleye giriştiler. Bu durum üzerine han da. hemen çardan yardım istemişti. Orenburg Valisi ayaklanan liderlerin çabucak yakalanmasını istedi. İsyancıların büyük güçleri hanın karargâhına doğru ilerleyip etrafını sarmışlardı. Ayaklananlara 2500-3000 kişi katılmıştı. Kuşatma iki hafta sürmüş: bu sırada Çarlık hükümeti, Ural, Astrahan ve yakın kalelerden isyanı bastırmak üzere Rus ve Kozak kuvvetleri de sevketmişti. Ayaklananlar kuşatmayı kaldırmak zorunda kalıp. Kasım 1837'de 2000 askerle savaşarak yenilip çekilmişlerdi. Rusların takip birlikleri ayaklananları takip ederek Aralık 1837'de onları yakalamışlardı. Çarlık hükümeti bölgeye yeni kuvvetler sevketmiş ve bu defa ayaklananların bir kısım kuvvetleri Ruslar'la Akbucak nehri civarında savaşa girişmişler. büyük kahramanlık göstermelerine rağmen, çok sayıdaki Rus ve Kozak kuvvetlerine karşı başarı sağlayamamışlar ve liderleri İsatay Taymanoğlu da Ruslar tarafından öldürülmüştür.

Ruslar'ın Kazak Bozkırı'nda ve dağlık mıntıkalarındaki ilerleyişine bu seferki tepki Abılay Han'ın torunu Kasım Sultan'ın oğlu olan Kenasarı'dan geldi. Kenasarı nın şöhret devri l837'den 1846'ya kadar sürmüştür. Direnişinin esası Kara Tav ile Uludağ arasındaki açıklıkta süratle hareket esasına dayanıyordu. O, Gerçekten bir müddet batıda Ural nehrine kadar olan mıntıkada Ruslar'a mukavemet etmeyi başardı ve bütün boyun eğme taleplerini de reddetti. Sonradan kendisini öldüren Kırgızlar ve babasını öldüren Taşkentlıler dahi Kenasan'yı bütün Türkistan'ın millî kahramanı olarak tanırlar. Kenasarı adı bütün hücumlardan azade olarak bugün halkın kalbinde yaşamaktadır.
Kenasarı'nın arkadaşlarından biri de Sekti boyundan İzet Katıbar'dı. Bu boy da, Kenasarı ile birlikte 1846 yılına kadar Ruslar'a karşı savaşmıştı. 1852 yılına kadar İzet Ruslar'la mücadele etmedi ancak bu tarihten sonra İzet ve boyu Ruslarla tekrar savaşa başladı. 1855-1856 tarihlerinde Ruslar'a karşı bazı başarılar kazandılar ise de 1857'de İzet Kuvvetleri Orenburg topçu ordusu ile yüz-yüze geldiler. Ruslar'ın bu büyük sayıda kuvveti karşısında İzet teslim olmak zorunda kaldı.

Bu gelişmelerden sonra Ruslar'ın çalışmaları daha şiddetli şekilde devanı etti. 1891-1892 yıllarında Bozkır bölgelerinin bakir topraklarının cazibesine kapılmış olan büyük bir Rus köylü gücü meydana geldi. Bunların sayısı bir milyondan fazla idi. Bu Rus topluluğu Turgay. Akmolinsk. Semipalatinsk ve Kırgızistan'a yerleşti. Bu durum, havyan sayısının azalmasına ve göçerlerdeki zaten çok düşük olan hayat seviyesinin daha da düşmesine yol açtı. Kazakların Ruslara karşı ayaklanmaları 20. Yüzyılda da devam etti.

Sultan'ül Azam

Mesaj Sayısı : 12
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 04/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz